Doğum

 


İşte bu tatlı, 9 aylık maceranın son durağı! Yolculuğun başından beri en merak ettiğiniz an, doğum!

Daha önceki yazımda da bahsettiğim gibi kafamızda binbir tane soru ile bugüne geldik. Doğum ne zaman başlar? Başladığını anlayacak mıyım? Özellikle çevremdeki hamilelerden en çok duyduğum endişeler arasında ‘yetişebilecek miyim’  vardı. Ben hiç yetişebilecek miyim korkusu yaşamadım. Üstelik kendim Anadolu yakasında oturmama rağmen, doktorum ve doğum yapacağım hastane Avrupa yakasındaydı. Yani trafiksiz geçiş imkanının çok kısıtlı olduğu bir yol.

Korkmayın, özellikle ilk doğumunuzsa öyle damdan düşer gibi gelmiyor.

Bir dizi izlerken şu sözü duymuştum; “En iyi doğum şekli, doğum” . Kafanızı normal ya da sezaryen diye odaklamayın lütfen. İkisi de bebeğinize kavuşacağınız en güzel yoldur çünkü. Sezaryen yaptığınız için kendinizi asla eksik ya da başarısız hissetmeyin.! Öyle gerekiyordur, öyle hayırlıdır ve öyle olmuştur.

Size öncelikle doğum belirtilerinden, sonra da kendi doğum hikayemden bahsedeceğim.

Ön Belirtiler

  • Hafifleme
  • Aniden artan enerji
  • Bel ağrısı
  • Kilo kaybı (iştah azalıp 1-2 kg verilebilir)
  • Yalancı doğum ağrıları

Gerçek Belirtiler

  • Nişan (Pembemsi akıntı olarak başlayabilir)
  • Rahim ağzı değişiklikleri (Bunu jinekoloğunuz muayenede anlayacaktır)
  • Amniyo kesesinin yırtılması
  • Düzenli kasılmalar ve dalgalar (kasılmalar 20 dk da bir başlar ve süresi doğum yaklaştıkça kısalır) – Sıklığını ve şiddetini kontrol edin.

Genelde doğum ağrıları başladığında hemen hastaneye koşmayın ve evde sancıların sıklığını, şiddetini kontrol edin derler. Ben o heyecanla bunu nasıl kontrol ederim diye düşündüm hep. Ama o an bir soğuk kanlılık da hakim olabiliyor. Çünkü eğer hastaneye erken giderseniz, 1-2 gün boyunca, ev konforunuzda geçirebileceğiniz saatleri hastanede geçirmek zorunda kalabiliyorsunuz.

Peki evde neler yapabiliriz?

Bol bol volta atmak serbest, yürüyüş iyi gelir. Ilık duş önerilir. Sık sık tuvalete de gidip idrar yapabilirsiniz. Ancak bütün bunlar bir yana hazırlıklarınızı gözden geçirin en iyisi. En iyi vakit geçirme yolu bu olabilir. Ağrınız çok şiddetli değilse arkadaşlarıyla bile buluşup bekleyenini gördüm, bunu da yapabilirsiniz. Hatta belki muayeneden sonra doktorunuz isteyecektir biraz günlük aktivitelerle zaman doldurmanızı..

Katıldığım “Doğuma hazırlık” eğitiminde jinekolog sunum yaparken şu sözü çok beğenip not almıştım;

“Gebe olmak ve doğum yapmak, dar bir köprüyü geçmeye benzer. İnsanlar size köprüye kadar eşlik edebilirler. Karşıya geçtiğinizde sizi tebrik edebilirler. Ama siz köprüyü yalnız geçmek zorundasınız. “ Afrika Atasözü ..

Durum bu arkadaşlar.. Bir noktadan sonra yalnız geçeceğiz bu yoldan:)

Doğum çantanızda olması gerekenleri bir önceki yazımda bulabilirsiniz.

Benim Doğum Hikayem

Ben normal doğum ya da sezaryen doğum akışa bırakmıştım. Hiç birine kendimi odaklamıyordum. Tek bildiğim şey sancıları ya da herhangi bir doğum belirtisini beklemek istiyordum. Ondan sonrası kısmet dedim. Bilirim herkesin gönlünde kolay bir normal doğum olması yatar ama işler pek de öyle gitmeyebiliyor.

 

40. Haftayı Bekleyen Bebek

Artık 40. Haftama gelmiş ve oldukça iri bir göbeğim olmuştu, geldi gelecek model. Daha önceki haftalarda bekliyordum ama Masal içerde çok mutluydu anlaşılan. Bu haftaya geldiğimde artık biran önce gelsin diye dua ediyordum çünkü bir yandan doktorum bu hafta yurtdışına gitmek zorundaydı. Eyvah ki ne eyvah !

1 Ekim benim doğum günüm, bunun şerefine benim boğazlar ağrımaya başlamasın mı!! İlaç da kullanamıyorum zaten, gelmişim son haftaya, hadi hayırlısı.. o gün ahh dedim kızım nolur aynı gün olmasın doğum günümüz yoksa benimki hep arada kaynayacak 🙂 Aynı gün doktor kontrolüm var, Avrupa yakasına geçtik. Herşey iyi görünüyor, Masal’ın kilosu biraz yüksek , 3800 gram kadar. Doktorum gideceği için de beni başka doktora yönlendirdi tabi ama ben daha önce gittiğim, pilates hocamın eşi perinatolog Emre Erdoğdu’ya gideceğimi söyledim. Herman Bey tamam dedi, 2 gün içinde gelirse bendesin, yoksa Emre Bey’de. ikisini de zaten çok seviyorum, artık top Masal’da dedim.

Doğumun Başladığını Anladığım An

Döndük eve,  eşim marketten ıhlamurları kaptı,  beni iyileştirecek. Yatar dinlenirim diye düşünüyorum. Annem bizde, etli yaprak sarma yapmış,  bekliyor. Oh dedim evimdeyim şuraya yatıp uzanayım, gelsin sarmalar, ıhlamurlar.. Yok yatamıyorum, uzanıcam uzanamıyorum. Bir şey var beni engelliyor, uzanıcağım an rahatsız ediyor. Hastalıktan heralde diye düşünüyorum.

Birkaç kez yatmayı denedikten sonra doğrulup eşime yok yatamıyorum dedim, o an bir ağrı kasıklarımda! Erkut dedim; ‘Bu ağrı başka bir ağrı, her zaman olan hafif kasık ağrılarım değil’. Erkut bana bakakaldı, aynı anda bir akıntı hissettim ve anladım birşey oluyordu, ya suyum geliyordu ya nişan dedikleri.. Tuvalete gitmemle anlamam bir oldu.. Nişan gelmişti. Okuduğuma göre nişan geldikten sonra doktora haber verip, hastaneye gidilmeliydi. Doktoru 8-10 kez aradım telefonu kapalı, meğer bir toplantıdaymış, çekmiyormuş.

Hastaneye Doğru

Biz herşeyimizi, doğum çantamızı toparlayıp, annemi evde bırakarak Erkut’la yola çıktık. Annemi bıraktık çünkü normal doğum yaparsam sadece eşim ve ben bekleyelim istiyordum. Yolda sancılarım hafiften başladı. Trafik vardı..Erkut dörtleri yaktı ve emniyet şeridine daldık. Tabi yolda ben hala doktorumu arıyorum.

İlk Muayene ve Müdahele Çok Önemli

Hastaneye varıp doktoruma ulaşmalarını istedik, o sırada nöbetçi doktorun bana çatı muayenesi yapıp durumu görmesi için yönlendirdiler. Her zaman korkmuş olduğum çatı muayenesi!! Doktorum gerek görmediği için doğuma kadar yapmamıştı.  Keşke ilk kendi doktorum yapsaydı..Ben bu ana kadar gayet sakin ve soğuk kanlıydım..

O günkü nöbetçi doktorla hiç güzel bir anım yok, ismini vermiyim.. Hem oldukça sert bir çatı muayenesi geçirdim, kanamam iyice arttı, hem de ‘Sen buna dayanamıyorsan normal doğum hiç yapamazsın’ gibi motivasyon düşürücü bir muameleyle karşılaştım. Hastane koridoruna çıkacakken yorgunluktan kafamı dayadığım sürgülü kapıdaki butona hemşirenin basmasıyla, kapının diğer tarafının kafama geçmesi cabası!! Kafama buz tuta tuta, odaya dinlenmeye çıktım! “Ben hangisiyle uğraşayım ya! Kafamla mı sancımla mı?” diye ağlamaya başlamıştım..

Kendi Doktorum Geldikten Sonra

Doktorum yetişip, “Deli kız 32 kere aramışsın beni, merak etme hemen doğmaz” dedi. Bir kez de o yaptı çatı muayenesi ve çok daha az bir acıyla atlattım, o yüzden keşke ilk o yapsaydı diyorum. Silinme (rahim ağzı değişikliği) vardı ama açılma 1 cm.di..Bekleyelim dedi, kendisi eve gidip gelecekti. Tamam dedim bekleyelim..

Odaya bir pilates topu istedim. Sancılarımın şiddeti artıyor, kanamam da bacaklardan akıyordu. Nst ile takip yapılıyordu ancak ben çok endişeliydim, bebeğime bir şey olmasın diye dua ediyordum. Pilates topunun üstüne oturdum ve Erkut da belime masaj yapmaya başladı. Sancılarım şiddetliydi ve nedense 1 dakikacık mola verip tekrar başlıyordu. Yine de masajla ve top üzerindeki kaykılmalarımla (halbuki ne hareketler yapacaktım, hepsine çalışmıştım) sancıya biraz da olsa göğüs gerdim.

Epidural istiyor muydum?

Ağrımın arttığını söyleyince doktorumun onayıyla epidural uygulayabileceklerini söylediler. Ben o acıyla gelsin yapılsın biran önce dedim. Bir süre sonra anestezist geldi, adama baktım ve bu sefer “Hayır istemiyorum, yapmayın” dedim. O top üzerinde 4 saat geçirdikten sonra artan ağrım ve kanamamla beraber karar vermiştim, genel anestezi ile sezaryen olacaktım. Söyledim hemşirelere..

Doktorum geldi, acımı görünce “Bir daha çatı muayenesi yapalım ve açılmana bir bakalım” dedi, 4 saatte sıfır ilerleme! Hala 1 cm.di. Doktorum “Evet yolunda ve normal gitmiyor, biliyorum” dedi. “Ama istersen sabahı da bekleyebiliriz” dedi. Hayır ben istemiyordum, bebeğimi tehlikeye atmak hiç istemiyordum. “Lütfen beni alın sezaryene” dedim.

Tabi bu arada anlaştığımız doğum fotoğrafçısı da ani bir şekilde genel anesteziye karar verdiğimiz için yetişemedi. Olsun dedim ertesi gün çağırırız.

Ve Doğum..

Ameliyathaneye alındığımda sancımın fazlalığından anesteziste “Hadi nolur çabuk bayıltın” dediğimi hatırlıyorum en son. Ve ışıklar kapandı..

Gözümü açtığımda kuş gibi hafiflemiş, odama çıkarılıyordum. Erkut bebeğin çok iyi olduğunu söyledi. Odaya alındım, annem, babam ve ablam karşımda. O sırada ablam da 5 buçuk aylık hamile. “Nasılsın, ağrın var mı” dedi, hiç yoktu. Kendimi o çektiğim sancılı süreçten sonra çok iyi hissediyordum.

Masal benim doğum günümü 32 dakika ile atlatıp, 2 Ekim 00:32’de dünyaya gelmişti.

Sezaryen Dönüşü Kapı Süsünü Görmek Mutlu Ediyor

Hastane odasını süslemek istemedim, bununla ilgili detayları, kapı süsü ve hediyelik konularını “Alışveriş Listesi” isimli yazı içeriğinden bulabilirsiniz.

Odaya getirildiğimde kapıdan girerken bu süsü görünce kendimi daha da iyi hissetmiştim, küçük ayrıntılar büyük mutluluklar yaratıyor.

İlk Karşılaşma

İşte beklediğim an! Evet normal doğum olamadı, hatta epiduralli sezaryen de olamadı ama o ilk karşılaşma hissi hep aynı! Masal’ımın odaya girişi, benim uyuşukluktan yarım yamalak ağlayışım, onu kucaklayıp, koklamam.. Tüm sıkıntılara değdi!

Hemen emzirmeye koydular çünkü acıkmış ve bir an önce de bağlanmamız gerek:) Daha ilk günden meme tutkunu olacağı belliydi:)

Masal hanımla ilk gece karşılıklı dinleniyoruz

İşte bu an, inanılmaz huzurla dolu oluyorsunuz. Tatlı bir uyku hali, ağrı kesicilerin etkisi henüz geçmemiş.. 9 ayın yorgunluğunu atar vaziyettesiniz. Karşınızda bebeğiniz..

Sezaryen Ağrıları

Tabi bir süre sonra ağrılar su yüzüne çıktı. Ağrı kesici serumlar gelip gidiyordu. Kollarda serum Masal’ımı emziriyordum. Şanssızlığım boğaz ağrısı ile genel anesteziye girmek oldu ve ikinci gün fenalaştım, anestezinin de etkisiyle kustum. Üzerine bir de kansızlık da devreye girince malesef 2 ünite kan takviyesi almak zorunda kaldım. Bu nedenle tam 4 gün hastanede kaldım. Bu arada doktorum, ben fenalaştıktan sonra ziyaretçi yasağı koydu. Doğum fotoğrafçısını hastaneye hiç çağıramadık çünkü kendimi poz verecek kadar dinamik ve iyi hissetmiyordum. Aradık konuştuk ve yenidoğan stüdyo çekimine döndürdük seçimimizi.

Hastanede kaldığım 4 güne iyi yanından bakıcak olursak Masal’a iyi bakılıyordu, hastanenin bebek bakım odasına yollayıp, dinlenebiliyordum. Masal da sıcak sıcak uyuyordu orda. Tabi daha çok benim yanımda memedeydi kendileri.

Ağrılar beni 1 hafta kadar zorladı ama çabuk geçiyor merak etmeyin. Hastanede bol bol yürüyüş yapmayı ihmal etmeyin çünkü yürüdükçe açılıyorsunuz.

Dilerseniz Hastaneden çıkış ve bebekle evdeki ilk gün yazıma geçebiliriz.

Yazar Hakkında
Toplam 32 yazı
Annelik Masalı
Annelik Masalı
Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Bir Şeyler Ara